23 Mayıs 2006

Vize, Final ve Büt Notlarım.

Link: Vize, Final ve Büt Notlarım.









# Güncelleme: 13 Temmuz 2006 05:27

6 Yorum:

Blogger deepness dedi ki...

Yapman gerekeni biliyorsundur sanırım..:)

23 Mayıs 2006 18:07  
Blogger Bâd-ı Sabâ dedi ki...

...sağol Deepness ;-)


-:- Ben Ben'de Değildir -:-

Rabbim, beni yokluktan var ettin, varlığım senin delilindir; beni isyana sürükleme, senden başkasına el açtırma.

Rabbim, yaşamayı sevdir bana, yarattığın mahlûkatın güzellikliklerini gördükçe sana olan muhabbetimi arttır.

Hayata küstürme beni Allah'ım, ne güzel yaratmışsın şu Dünya'yı.

Bana yaşama aşkı ver Rabbim, her bir nimetin senden gelip sana gittiğini anlama aklı ver; öyle ki bir bebeğin saf ve temiz gülüşünü var edenin sen olduğunu düşünüp şükrü sana yapayım; sevgi duyduğum o bebek değil sen ol Rabbim.

Bir gün verdiklerini geri almakla imtahan edersen, beni nefsi davranmaktan alıkoy Allah'ım; can da senindir, mal da senindir; Sen verirsin, yine sen alırsın.

Rabbim, beni sahip olduğun kullarının alay eden sözlerinden ve bakışlarından uzak tut, koru. Öyle bir günde bana sabır ile dayanma gücü ver; kalp kıran, gönül inciten yapma beni.

Seni bana unutturacak olanlar ile beni bir yerde tutma Allah'ım; bizi kötü bildirip şefkatle sevdir kullarına, iyi bildirip nefsi sevdirme.

Rabbim, Dünya'da zulüm gören çaresiz insanlar var; sokakta yaşamak zorunda kalanları, aç susuz olarak yatağına varanları, silah altında işkence ile ömür tüketenleri bana unutturma.

Onlar kan ağlarken, bana burada sefa sürdürme; zevk alemine daldırma; geceler boyu uyku uyutma; aksırıncaya kadar yemek yedirme ve bu sözlerimi enayilik olarak görenlere sükûnet edebileceğim kadar bana güç ver.

Rabbim, dediler ki; sen kuluna taşıyamayacağı yükü yüklemezmişsin.

Bana aklım ile irade ettiğim hayallerin hayırlı olanlarını yaşat, ki senin rızân için nefes alanlardan eyle beni; gerisini isteyenlerden değil.

Elhamdülillah...

23 Mayıs 2006 19:17  
Blogger Hayâl dedi ki...

Efendimiz (s.a.v) bir gün ashabıyla otururken, ashabın tanımadığı bir yabancı gelir ve yanına oturur.Uzun süre onunla sohbet eder Efendimiz (s.a.v)...Bir ara bu adam sahabeden birine bakarak bir şeyler söyler Efendimize(s.a.v)...O adam sohbetini bitirip gidince , o sahabi yaklaşır ve :"Ya Resulullah(s.a.v)... O adam kimdi? Ve bir ara bana bakarak bir şeyler söyledi ...Acaba ne söyledi?" diye sorar...

Efendimiz (s.a.v) der ki : "O Azrail (a.s.)dı.Ve bir saat sonra senin canını alacağını söyledi."

Sahabi ürperir.Bir saati kalmıştır..Acaba nasıl değerlendirmesi gerekiyordur.Ne yapsa bu bir saati en verimli şekilde geçirebilir?Tabi ki sözün sultanına sorar." Ya Resulullah(s.a.v)...Bu bir saatte ne yapmamı tavsiye edersiniz?"

Gelen cevap benim için, sizin için ve tüm müslümanlar için çoook manidardır:

"İLİM ÖĞREN!."

( Burdaki ilimden kasıtın sadece dini ilimler olmadığını, Cenab-ı Hakkı daha iyi tanımamızı sağlayan her türlü bilim dalını da kapsadığını açıklamak isterim.)

Muhabbetle.....

26 Mayıs 2006 11:56  
Blogger Bâd-ı Sabâ dedi ki...

@ Hayal

...gördüğüm kadarıyla ders çalışmaya karşı isteksizliğime çare olabileceğini düşündüğünüz bir yorum bırakmışsınız, sağolun :-/

anlatmış olduğunuz olayı muhakeme edeceğim inşallah...

27 Mayıs 2006 00:11  
Anonymous Adsız dedi ki...

s.a
notlarınızı görünce üniversiteyi hatırladım.
ama hala çalışmam lazım benimde insan ömrü boyunca öğrenmek zorunda.
Alternatif yok:)
her iki cihanda da saadet duasıyla.
s.a

17 Nisan 2007 14:19  
Blogger Bâd-ı Sabâ dedi ki...

"her iki cihanda da saadet duasıyla."

@ Gülsima

Aleyna, ve aleykum selam kardeşim.. . sağol,

31 Temmuz 2007 00:54  

Yorum Gönder